Orphaned
Land Röportajı

Orphaned Land'den Matti Swatizki İle Röportaj
- Öncelikle bize bir kaç kelimeyle Orphaned Land’i
tanıtır mısınız?
Herkese merhaba ben OL’nin
gitaristi Matti. Orphaned Land, ortadoğu etnik ezgilerini
kullanan bir progresif metal grubu. Su ana kadar üç
albüm yaptık: “Sahara” (1994), “El
Norra Alila” (1996) ve Şubat 2004’te çıkardığımız
son albüm “Mabool - The story of the 3 sons of
7”. Grubumuz, Kobi Farhi (vokal), Eden Rabin (klavye),
Yossi Saharon (gitar ve oryental enstrümanlar), Uri
Zilcha (bas gitar), ve ben Matti Svatizky (gitar).. Tanıştığımıza
memnun oldum (gülüyor)

- Son albümünüz
“Mabool”, albümün arkasındaki konsepti
anlatır mısınız?
Albümün hikayesi;
büyük tufan dünyayı vurmadan önce 3
kardeş bunu görüyor ve insanlarını bu felaketten
kurtarmaya çalışıyorlar, tabi başarılı olamıyorlar.
Sonunda bir gemi yapıp kendilerini kurtarıyorlar.. Albüm
onların hikayesini, baştan sona kadar anlatıyor. Her şarkının
bir sonrakine etkisi var ve bu albümün konseptinin
akışını sağlıyor. Sanırım albüm bir çok yönden
ruhani oldu. İncil’in tufan hikayesinden etkilenmiş
ve içinde hayat ve insan doğası üzerine bir
çok mesaj barındıran ruhani bir albüm oldu.
-Tur programınız
nasıl?
Şu an için belirli
bir şey yok ama sanırım yurtdışında birkaç konser
görünüyor. Kesinleşince herşeyi web sitemizden
açıklayacağız zaten.
- Mabool’dan önce oldukça uzun
bir ara verdiniz. Bu aranın sebebi neydi?
Evet, 7 yıllık uzun bir ara oldu.. “El Norra Alila”dan
sonra kişisel problemlerimiz oldu, hepimiz çok gençtik
ve beklentilerimizin, amacımızın ne olduğunu kestirmemiz
zor oldu. Grubu hiç dağıtmadan birden, geri dönmek
umuduyla sahneden yok olduk.. Diğer kariyer seçeneklerini
gözden geçirdik, seyahat ettik ve diğer metal
türlerini inceledik.. Sanırım bizim tüm ihtiyacımız
olan uzun bir araymış ve bu arayı verdiğim için hiç pişman değilim..
- Century Media
ile anlaşmanız nasıl oldu? Gördüğünüz
avantajları, dezavantajları nedir?
Şartlar uygun olunca büyümeniz çok doğal..
Eski firmamız, Holy Rec., bize karşı hep iyiydi hep iyi
davrandı ama biliyorduk ki eğer müziğimizi daha çok
yere ulaştırmak istiyorsak büyük firmalarla anlaşmalıydık.
Sadece Century Media’dan teklif almadık, Nucler Blast
ve Metal Blade de teklif getirdi ama biz Century Media’yı
seçtik çünkü bünyesindeki gruplar
bizim müzik anlayışımıza daha uygundu ve Century Media’nın
en verimli firma olacağını düşündük. Yanılmamışız,
Century Media süper profesyonel bir firma ve hiç
şikayetimiz yok.. İşlerini çok iyi yapıyorlar.
- Bize biraz da “Mabool”un tanıtım partisini anlatır mısınız?
Büyük bir geceydi..?
Tanıtım partisi, albüm çıktıktan kısa bir süre
sonra Tel Aviv’de bir klüpte oldu. Mekan doluydu
ve bir çok insan dışarıda kalmıştı. Gerçekten
cehennem gibiydi içerisi, bütün albümlerimizden
şarkılar çaldık, tabi Mabool’dan da. Sahnede
oryantal enstrümanları o an çalamayacağımız
için bir bilgisayarımız vardı. Hatta bir de perküsyoncumuz
vardı. Shlomit, müthiş sesli bayan vokalimiz kendi
bölümlerini canlı söyledi ve İsrailli birkaç
dost gruptan arkadaşlarımız vardı. Şov müthişti, kalabalık
ateşliydi ve biz gerçekten çok eğlendik.

- Transformers
cover’ı için ne diyeceksiniz? Bir CD’de
görebilecek miyiz?
Bunu nerden biliyorsun? Bu cover’ı yaptık çünkü
şov, “Purim” dediğimiz bir İsrail bayramına
denk geliyordu. Bu günde herkes komik kostümler
giyer ve sarhoş olur. Hem biraz doom imajimizi kırmak hem
de günün özelliğine uygun bir şey yapmak
istedik. Kalabalık çok iyi karşıladı ve şakayı hemen
kavradılar ki bir çoğu bu çizgi filmi bilmeyecek
kadar yaşli değildi (gülüyor)
- İsrailli gruplar,
Orphaned Land ile alıştığımız ortadoğu ezgileri, enstrümanlariı
kullanarak gittikçe ünlenmeye başladılar. İsrail
ve ortadoğu’daki metal gelişimini nasıl görüyorsunuz?
İsrail’deki metal
sahnesi son birkaç yılda bayağı iyi bir konum kazandı.
Ne bileyim 5 sene öncesine göre çok iyi
bir yerde. Açıkçası diger Orta Doğu ülkelerinde
neler oluyor bilmiyorum, ama oralarda da metal dinlendiğini
ve özellikle Orphaned Land’i sevdiklerini biliyorum.
İsrailli bir grup için Amerika ve Avrupa pazarına
girmek çok zor. Çünkü buradaki metal
kültürü oldukça az ve yeterli değil
ki bu da ortalama bir grup için devam etmeyi imkansız
kılıyor. Biz her zaman gelişmeye orjinal kalmaya çalışıyor,
her yaptığımız işte taze bir hava getirmeye çalışıyoruz
çünkü ilgiyi toplayabilmemizin tek yolu
bu. Oryantal ezgiler ve enstrümanları metal ile harmanlamak
bizim en önemli silahımız ama biliyoruz ki bu türle
asla %100 bütün degiliz...
- Shlomit, “Mabool”daki muhteşem bayan vokali misafir solist
olarak gösterdiniz.. Peki onu Orphaned Land’in
bir parçası yapmak gibi bir niyetiniz var mı?
Shlomit muhteşem bir insan
ve vokalist, ama bunun yanında Psikoloji 2. sınıfta okuyor.
İsrail’in güneyinde “Be’er Sheva”da
yaşıyor ve okul gerçekten çok zamanını alıyor.
Grubun üyesi olmak, onun için pek mümkün değil. Şu an bizimle işe alınmış bir profesyonel gibi çalışıyor
ama kim bilir belki ileride durumu değişir..

- Konuk müzisyenlerden bahsederken, “Mabool”
da bir misafir baterist ile kaydedildi. Şu an sürekli
bir bateristiniz var mı?Varsa birkaç cümle ile
bize tanıtır mısınız?
Şu an için hala -“Mabool”da çalan-
Avi Diamond ile çalışıyoruz. Sürekli bateristimiz
değil çünkü kendi projeleri var ve bu yüzden
bizimle sürekli çalışamayacak. Şu da var ki
bulabileceğimiz en iyi baterist. Çok zeki ve kulağı
müthiş, bateri çalmak onun hayattaki tek amacı.
Şu an için onunla beraber birkaç konser planımız
var. Yeni bir bateristimiz olduğunda mutlaka haberiniz olur
zaten.
-Mini albümünüzde Paradise Lost’tan
“Mercy” coverladınız. Etkilendiğiniz gruplar
arasında mı Paradise Lost yoksa sadece öylesine bir
seçim miydi?
Yaptığımız “Mercy” coverı, ilk olarak eski firmamız
Holy Rec. tarafından çıkarılan “As We Die For
Paradise Lost” albümünde yer aldı. O zamanlarda
Holy Records’a bağlı ne kadar grup varsa bu albümde
çaldı zaten. Bence bu grup dünya metalinin en
önde gelen grupları arasında. Müzikleri her zaman
çok etkilemiştir beni. Yani bu adamlar death metal
ve doom metalin babalari neredeyse. Bu grubun önceden
bana neler hissettirdiğini ve şu an neler hissettiğimi açıklamak
gerçekten çok zor.. Övecek kelime bulamıyorum..
Bizden “One Second”
albümünden bir şarkı seçmemizi istediler
biz de “Mercy”i seçtik.. Şarkıyı oldukça
değiştirdik bunu kabul ediyorum ama hala cover olduğu anlaşılıyor,
şarkının içinde hala orijinalini duyabilirsiniz.
-Şu aralar
en çok saygı gösterdiğiniz gruplar hangileri?
Ve sıkıcı bulduklarınız? Ve bir de sizi etkileyen gruplar
tabi?
Orphaned Land’in
etkilendiği çok grup var kuşkusuz çünkü
hepimiz metal dışında da bir çok müzik türü
dinliyoruz. İyi ve ilginç olduğu sürece her
şeyi dinleyebiliriz. Metal, rock, progresif, Jazz, elektronik
müzik, etnik müzik her şey.. Aralarından seçmem
çok zor çünkü bir sürü
müzisyen var.. Neyi sıkıcı bulduğumu sordunuz.. Bence
müzik sıkıcı olamaz hiçbir zaman sadece o anki
ruh halinize bağlı bir şey bu. Ama bir şeyi arka arkaya
10.000 kere duymaktan çok sıkılırım..
- Ülkeniz İsrail’deki
problemler şarkılarınıza yansıyor mu?
Sanırım, bir bölge politik şoklar yaşıyor ve iki taraf
da oldukça acımasız reaksiyonlar gösteriyorsa
etkilenmemek mümkün değil.. Ama bize ilham verdiğini
sanmıyorum. Bizim şarkılardaki mesajlarımız “Orta
Doğu’da neler oluyor?” değil.. Daha global,
herkese, her yerde, her zaman etki edebilir.. Ayrıca İsrail’in
acılı geçmişini de müziğe taşımak istemiyoruz.
-Sizce başbakanınız ülkeyi nereye götürmeye
çalışıyor?
Seni uyarmalıyım, politikayı
gerçekten sevmiyorum ve ilgi alanım dışında ama şuna
inanıyorum ki yakında kriz bitecek ve o tel örgülere
ihtiyaç kalmayacak, biz de o insanlarla kardeş olduğumuzu
hatırlayacağız..
-Web sitenizde
bir çok ülkeden bir çok insan yazıyor
ve siz de bir çoğuna kendi dillerinde cevap veriyorsunuz.
İngilizce dışında hangi dilleri biliyorsunuz ve ileride
şarkılarınızda kullanmak istediğiniz bir dil var mı?
Ben sadece İngilizce ve İbranice konuşuyorum ve diğer grup üyeleri de. Diğer dillerden birkaç bir şey biliyoruz
ama akıcı bir şekilde konuşamıyoruz. Sanırım yok öyle
bir düşüncemiz. Şu an gittiğimiz yoldan memnunuz
açıkçası.
- Peki hayranlarınıza
ne söyleyeceksiniz?
Bizi destekleyen ve müziğimize
ilgi duyan herkese çok teşekkürler. Bizden son
haberleri almak için; http://www.orphaned-land.com’u
arada bir ziyaret edin ve unutmayın.. Fırtına hala yükseliyor…
- Bu güzel
zaman ve sohbet için çok teşekkür ederim.
Muhteşem albümünüzde size başarılar. Son
sözünüz?
Ben teşekkür ederim.
Barışla kalın!
« Röportajlar »