Forest Of Shadows Röportajı

Nicklas Frohagen ile Röportaj
Tarih : 02 Ekim 2005

          - Niclas, öncelikle röportajı kabul ettiğin için teşekkür ederim.

Ben teşekkür ederim..

          - Forest of Shadows' u henüz hiç dinlememiş olanlar için geçmişteki kayıtlar hakkında bize biraz bilgi verebilirmisin?

Forest of Shadows, 1997'de Halmstad, İsveç'te benim solo projem olarak başladı. 1998'deki ilk demo "The Silent Cry" dan sonra yeni yer olarak Gothenburg'a geçildi. Burda gruba Micce Andersson katıldı. Birlikte kayıtların ne doğrultuda gideceği ve altyapısının nasıl olacağı konusunda uzun bir sürece girdik. Bu süre içinde temel anlamda ilk demoyla uyumlu iki demo daha yapıldı ve olumlu eleştiriler alındı. 2000'de " W here D reams T urn to Du st" mCD'sinin kayıdı ve prodüksiyonunu yaptık. Albüm yaşanan birçok problemden sonra 2001 sonbaharında, İngiliz "Rage of Achilles" etiketiyle piyasaya sürüldü. ROA ile yapılan anlaşma aynı zamanda daha sonra yapılacak olan "Departure" albümünüde kapsıyordu. Albüm prodüksiyonu çok uzun sürdü ve çok zahmetliydi. Öyle ki, kayıtlar ve aranje üç defa tekrarlandı. Tek sorun Micce'nin çeşitli nedenlerden dolayı kayıtların tamamlamadan ayrılması değildi, aynı zamanda ROA ile yapılan anlaşmada bozuldu. En sonunda Finlandiya "Firedoom" ile anlaşıldı ve albüm bir felaketin eşiğinden dönmüş oldu. "Departure" albümü 2004 sonbaharında piyasaya sürüldü. Şu anda kayıtları yapılan " W here D reams T urn to D ust" , başlangıçtaki gibi tek kişilik bir proje oldu. Prodüksiyon ve tekrar kaydedilmiş yeni sürümü 2005 sonunda Firedoom etiketiyle yayınlanacak. Yeni materyalleri ise hazırlamaya devam ediyorum...

          - "Departure" için seni kutluyorum. Gerçekten böylesine kapsamlı ve duygu yüklü bir albüm beklemiyordum.

Bu şekilde yaşamak beni de mutlu ediyor. Aslında beklenti olmadan yaşamanın ne olduğunu hayal bile edemiyorum. Bu nedenle büyük bir hızla kaydedilmiş ve bir konsepti, kapsamı olmayan bir albüm yapmak istemem..

          - "Forest of Shadows" ismi nerden geliyor? Şarkıların sözlerini düşünürsek, tamamiyle orman baz alınarak yapılmış şiirsel sözler görüyoruz, kederli öykülerle harmanlanmış bir orman birden "Gölgelerin Ormanı" oluyor; gölge, incinmiş anılara, kabuslara, gözyaşlarına, melankoliye dönüşüyor..

Aslına bakarsan projeye bu ismi verdiğimde aklımdan çok da fazla bir şey geçmiyordu. Güzel ve akılda kalıcı bişeyler olmalıydı. İstediğim, yaptığım müziğin karakterine uymalıydı..

          - "Departure" de en sevdiğim şey, “Where Dreams Turn t o Dust” ve demo kayıtlarındaki Forest of Shadows müziğinde sabit kalmamandı. Müziği birkaç adım daha ileriye götürüp Forest of Shadows tarzında devam ettin..

Parçaların bazı temel seviyeler dışında eskilerden farklı olduğunu söyleyemem. Ama elbette ses ve müzik kalitesindeki yenilikler büyük bir adım oldu. Albümü tek başıma hazırlamakla iş bitmiyor ne yazıkki. Aynı zamanda prodüksiyon koşullarını da ayrı bir referans olarak almak durumundayım. Profesyonel prodüktörlerle pahalı stüdyolarda hazırlanmış süper prodüksiyonlar yapamayacağımı bildiğimden beri, müziğimdeki klasikliği minimumda tutmak benim en büyük kazancımdı. Bu nedenle devamlı farklı ve alternatif olabilecek çözümler arıyorum.


          - " Departure" ın albüm kapağı da sade bir çalışma olmuş ancak "Forest of Shadows" un şiirsel ismiyle ilişkili olarak bir albümün unutulmuş ve kederli duygularını en iyi şekilde sunduğunu düşünüyorum..

Müzikte de, görsellikte de sadelikten yanayım. Bir durgunluk, sakinlik katıyor çünkü, ama şu durumda aynı zamanda karamsar bir yalnızlık ta kattığı ortada..

              - Yıllardır Forest of Shadows'un bir parçası olmuş folk tabanlı keman ve flüt geçişlerini artık kullanmıyorsun. Bunları bırakmandaki bir nedende 2002'de Micce Andersson'un projeden ayrılması mıydı?

Müzikal açıdan albümün folk tabanlı olduğunu söyleyemeyeceğim. Sanıyorum sorun enstrüman meselesi. Kemanı kullanmaktan vazgeçmemin nedeni, seninde dediğin gibi Micce'nin projeden ayrılması ve kemanı gerçekten iyi kullanmasıydı. Onu taklit etmenin bir anlamı olmadığını düşündüm, onun gibi keman çalan birini de tanımadığım için kemandan vazgeçtim. Kullanabileceğim onca alet varken neden kemana takılıp kalayım ki?

          - Keman ve flüt geçişlerinin yerini akustik ve trip-hop tabanlı geçişler aldı ve söylemem gerekirse Forest of Shadows tarzıyla çok iyi uyum sağladı. Bir albüm kaydına başlarken bunun gibi referansları nasıl alacağını ne şekilde planlıyorsun? Bunlar doom/death metalde hız denetimini sağlamanın en iyi yolu ve Forest of Shadows'un karakteristik özelliklerinden biri..

Bana göre bu geçişler nerde olursa olsun doğal olmalı, aralara sıkıştırılmamalı. İyi harmonize olmalarının nedeni ise muhtemelen klasik metal bölümlerindeki enstrümantasyon kompozisyonlarının soyutluğunun bir parçası olmasından kaynaklanıyor ve bu nedenle çalınması son derece doğal oluyor, gitar gibi..

          - Başka bir değişiklikse clean vokallerinizde. "Departure" de kullanılan vokaller her zaman hatırladığımız Niclas Frohagen vokallerinden daha farklı. Vokallerin hızı, trip-hop geçişleri ya da duygusal ve müzikal çıkışlar ile muhteşem uyum sağlıyor..

"Departure" deki clean vokalleri eski kayıtlarla karşılaştırdım. Öncelikle geçmişte yapmış olduğumuz kayıtlardaki vokallerden hoşnut olduğumu söylemeliyim. Sanırım her yeni kayıtta bir seviye daha atlıyorum ve sesimi daha iyi kullanmayı öğreniyorum..

          - Brutal vokallerinse anlaşılır ve son derece güçlü, yalnız ve umutsuz anlarda ise duygusal. Girdiği anda şarkının duygusallığını yükselterek şarkıyla muhteşem bir uyum sağlıyor. Forest of Shadows'un geleckteki vokalleri için neler düşünüyorsun? Daha fazla brutal ya da clean, ya da geçişlerle birlikte her ikisi birden mi?

Scream ve clean vokal arasında geçişler yapmaktan hoşlanıyorum ama bu tamamen şarkının kompozisyonuna bağlı. Brutal vokallerde daha güçlü ve melodik olarak ikisininde olmasını gerçekten isterim..

          - Forest of Shadows hakkında gelecek ile ilgili yaptığın herhangi bir çalışma veya albüm düşüncesi varmı?

Evet, bazı materyalleri toparladım ve bunların yayınlanması için bazı planlarım var, ama ne zaman olacağını söyleyemeyeceğim..

          - Forest of Shadows tek kişilik bir proje ve birlikte çalışmayı kabul ettiğin standart bir üyesi yok. Kayıtların canlı şovlara çıkabilmesi için bu ne yazıkki gerekli.

Herşey mümkün. Yapılması gereken yığınla iş var. Bunlar ve şovların ayarlanması için doğru insanı bulmam lazım ama şu an için olan hiçbir şey yok ortada. Hayatımda çok fazla şey var ve daha çok kayıtlara odaklanmam gerekiyor...

          - Forest of Shadows'ta her zaman takdir ettiğim bir özellik te, şarkıların büyüsü ve müziğindeki olağanüstü estetik içinde kaybolup, bunu kendi etkisi içinde çok iyi bir şekilde harmanlayarak izlediği yol. Forest of Shadows'tan bir şarkı dinlediğimde onun bir Forest of Shadows şarkısı olduğunu, içinde başından sonuna kadar var olan yoğun paylaşım, müzik, duygu ve atmosferden dolayı anlayabiliyorum. Bu anlamda seni etkileyen albümler neler?

Forest of Shadows'un benzersiz bir tarzının olduğunu senden duymak beni gerçekten mutlu etti. Sanırım bu farklı etkilerin bir sonucu ve gerçek şu ki şarkılar metal, doom ya da herhangi bir tarzda olsun diye yapılmıyor. Bu sadece melodi ve ritimlerin gitar ve davulla pek çok kez tekrarlanmasından başka bir şey değil. Beni etkilyenler.. Peki, bunlar zamana göre sürekli değişiyor. Şu an genellikle Isıs, Cult of Luna, Koma gibi post-doom gruplarla ilgileniyorum. İlgimi çeken bir başka tür ise progresive rock, ama bunu derken daha kirli, karanlık ve "rock" gibi olanından bahsediyorum. Anekdoten ve Paatos gibi grupların kayıtlarından da çok şey öğrenilebileceğini düşünüyorum. Tüm bunların yanı sıra İsveç folk müziği, dark elektronik ve genel anlamda dark/doom metal beni daima etkileyen türlerdir.

          - Bir defasında Katatonia'nın "Rainroom" parçasına cover yapmıştın. Bana sorarsan çok iyi olmuştu ve orjinal parçanın hissettirdiklerini yakalamıştı. Cover yapmayı düşündüğün başka parçalar veya gelecekte ki albümlere koymak için yapmayı planladığın cover lar var mı?Varsa hangileri?

Katatonia'dan "Brave" i yapmıştık bir konserde ve yine geleneksel bir İsveç şarkısı olan " Vårvindar F riska " yı aynı konserde çalmıştık.Gelecekte cover yapmak için herhangi bir planım yok ama kim bilebilir? Bu taklitten çok yorum aslında. Hiçbir zaman orjinalinin aynısı bir cover yapmaktan hoşlanmam

          - Forest of Shadows'un ilk çıktığı günden bugüne yıllar geçti. Ardına baktığında geçmişle ilgili neler hissediyorsun? O zamanlarda albumlerinin geleceği ile ilgili neler düşünüyordun?

Albümlerle ilgili hiçbir zaman büyük bir iddiam ya da hırsım olmadı. Tamam, albüm için imzayı attığımızda tabii ki kafamızda canlandırdığımız şeyler vardı ama şu anda ulaştığımız noktadan da her yönüyle memnunuz. Halen geçmişe dönüp baktığımda bu müzikal vizyonun başlangıcı ve hissettirdikleri hayli ilginç geliyor.

          - Şarkı sözlerinle ilgili olarak şunu söylemeliyim ki, hepsi de şimdiye kadar okuduklarım arasında en güzel, kederli ve acı dolu sözler. Bana tamamiyle şiirsel geliyorlar, senin vokalin ve müziğinle de mükemmel bir biçimde harmanlanıyorlar.. Oturup duygularını böylesine tek ve hızlı bir şekilde dökmek için doğru anları nasıl yakalıyorsun?

Sanırım bir yerlerden ilham aldığım zamanlarda.. Çoğunlukla gece yalnız kaldığım zamanlarda bir kitap okuduktan yada film seyrettikten sonra, yani ilham verici birşeyler yaptığım zamanlarda oluyor..

          - Geçtiğimiz gün Stéphane ile "Ningizzia" hakkında konuştuğumuzda bana yeni Ningizzia albümüne ikinizin birlikte bu yılın sonunda başlayabileceğinizi söyledi. Bu doğru mu?

Evet, böyle bir olasılık var. Yıllardır Stéphane ile yaptığımız şeylerden gerçekten keyif alıyorum. Ancak bu proje üzerinde harcayacak zamanı bulmak çok güç. Umarım bir gün olur, ya da umarım biraz vaktim olabilir.

          - Ningizzia ne anlama geliyor?

Eski bir Sümer tanrısının adı

          - "Dolorous Novella", kayıp ve karanlık zamanlardan bir hikaye. Yazılmış bazı şarkıların Forest of Shadows referans alınarak yazıldığı ise ortada. Fakat Stéphane ve senin daha farklı, daha kabus dolu, unutulması güç ama aynı zamanda kendi içinde son derece güzel denemelerinizden bu yana kayıtlar aynı değil. Folk tabanı tüm albüm süresince devam ediyor ve bu da geçmiş zaman estetiğini baştan sona daha yoğunlaşmasını sağlıyor.

Başlangıçta, kayıtlar ve albüm için yaptığım çalışmalar tam anlamıyla birbirine benziyordu. Ama Ningizzia kendi çeşitliliğinde devam ederken, Forest of Shadows bir süre sonra herşeye - sadelik çerçevesinde - daha da odaklanmaya başladı ve albümler arasındaki fark daha net bir şekilde ortaya çıktı. Yersiz olmadığı sürece, halen aynı şarkıyı yazıp kayıtlarda kullanabilirim. Bu nedenle farkın o kadar da fazla önemli olduğunu düşünmüyorum..

          - Stéphane'ın Inborn Suffering adlı projesi hakkındaki düşüncelerin neler?

Pürüzlü bir demo kaydından başka bir şey dinlemedim ve bu malzemeyi göz önünde bulundurarak her hangi bir yorum yapmak istemem.

          - Bugün yapılan doom metal hakkındaki düşüncelerin neler? Bu türde önemli sayabileceğin albümler var mı?

Eğer doğru doom'dan bahsediyorsak şu anda söyleyebileceğim albümler Shape of Despair ve Funeral Orchestra. Şunu da söylemeliyim ki, şu an çok fazla doom dinlemiyorum ve muhtemelen kaçırdığım çok fazla şey var. Nedeni ise yeni ve taze albümler bulamamam. Bu türü gerçekten çok seviyorum ama aynı şeyleri tekrar tekrar dinlemekten hoşlanmıyorum. Piyasada çok fazla bilinmeyen albümler dikkatimi çekiyor. Bu tür için doğru yolda giden çok adam var ama klişelerden dolayı kaybolup gidiyorlar.

          - Röportajı kabul ettiğin ve yıllardır çizgisini koruyan bu müziği yaptığın için sana tekrar teşekkür ediyorum. Son olarak eklemek istediğin birşeyler var mı?

Ben teşekkür ederim. Müziği önemseyen ve doğru soruları soran biriyle röportaj yapmak gerçekten çok keyifliydi. Hoşçakal....

« Röportajlar »














Her türlü içerik Deliriyum.com'a aittir,
Deliriyum.com ismi kullanılmadan alıntı yapmak, çalmak-çırpmak, büyük terbiyesizliktir!
Yapmayın, etmeyin!..