
Assassin (Almanya) Söyleşisi
Assassin''den Robert Gonnella ile söyleşi
Röportaj: Aykan Demir (Cryptopsy)
"Yeterince değer verilmemiş her zaman underground kalmış Alman speed/thrash grubu Assassin'in vokalisti Robert Gonella pek samimi pek matrak yanıtlar verdi. Onlar hala sıradan bir Rock Bar'da çalabilecek kadar thrash!"
Merhaba Robert, öncelikle şunu sorayım, Vendetta’nın en son çalışması Hate’i dinleyebildin mi? Şu yüzden soruyorum; üzülerek söylemeliyim ki bu tekrar birleşme albümleri eskileriyle çok alakalı değil. Aslında Assassin’in The Club’ daha önceki 2 albümü beğenenler için büyük bir hayal kırıklığı.
Robert Gonnella; Vendetta albümünü dinlemedim bu yüzden hakkında bir şey söyleyemem. Bazı eski Assassin fanlarının düş kırıklığına uğradığını biliyoruz çünkü onlar bir diğer The Upcoming Terror ve Interstallar Experience umuyorlardı. İlk 2 albümümüzü karşılaştırdığın zaman her ikisinin de bütünüyle farklı olduğunu itiraf etmelisin. İşte The Club budur.
Hiçbir zaman kendimizi kopyalamak gibi bir gayemiz yoktu. Bence The Club şimdiye kadar ki en agresif kayıt, ben daha önce hiç bu kadar agresif söylememiştim.
Birkaç eski fanın düş kırıklığına rağmen daha önce eski kayıtları dinlememiş yeni dinleyiciler kazandık. İçine bulaşman için daha sık The Club dinlemen gerekir, o yetişen bir bitkidir. Bütün eski fanlar; The Club’i bir ya da iki kere daha dinleyin, farklı bakış açısı olduğunu görebilirsiniz.

Üçüncü albüm üzerinde çalışırken, bütün ekipmanlarınız çalınmış ve yerine koyacak yeterli sermayeniz yoktu. Bu dağılmanıza sebep olmuştu, değil mi?
Robert Gonnella; Evet bu doğru, gençtik ve sigortamız yoktu. Yeni ekipmanlar satın alamadık ve herkes kendi yoluna yöneldi. Fakat asla resmi olarak dağılmadık, sadece verdiğimiz uzun bir ara idi.
Ocak ayı içerisinde 4. albümün kayıtlarına başladınız. Bir Avrupa turu da takip ediyor ve yeni bir bas gitarist arıyorsunuz. Son detaylardan bahseder misin?
Robert Gonnella; Hm..yeni materyaller yazmaya başladık. Ümit ediyoruz yazın kayıtlara başlayacağız. Ne söyleyebilirim..yeni şarkılar daha çok eskileri gibi ve eminim ki eski fanlar 4 numaralı albümden The Club’a nazaran daha çok memnun kalacaklar.
Yaz için sadece birkaç konser planladık, daha çok yeni albüme konsantre olacağız. ÇekCumhuriyetin’deki Obscene Extreme’a headliner olarak katılıp, ısınmaya başlayacağız ve ayrıca birkaç festivalde de çalabiliriz. Fakat planlanan gerçek bir tur yok.
Bunca seneden sonra hanginiz ilk önce tekrar birleşme fikrini göz önüne alıp geldi? Tekrar birleşme sürecinden bahseder misin? Dinko Vekic ve Markus Ludwig neden The Club kayıtlarına katılmadı.
Robert Gonnella; Daha önce söylediğim gibi Assassin resmen dağılmamıştı. Her zaman grubu tekrar başlatmak için bir şans vardır. Aslında 90’ların sonunda birkaç re-union konseri vermiştik fakat adamakıllı bir kadroya sahip olmamız 2002’e kadar sürdü. Dinko re-union grubundaydı ve ayrıca Wacken 03’de de çaldı. Bazı kişisel problemler Hırvatistan’a taşınmasına neden oldu. Biz hala kendisini has grup üyesi diye göz önüne alıyoruz. Almanya’ya döneceği vakit kapımız kendisine her daim açıktır! Markus Lulle Ludwig artık heavy metal ile ilgilenmiyor bu yüzden teklifimizi reddetti.

Şimdiye kadar birçok konser ve turlar düzenlediniz. Aynı sahneyi paylaştığınız hangi gruplar sizi en çok eğlendirdi ve etkiledi? Eğer tek bir seçiminiz olsaydı hangi grup ile beraber sahneye çıkmak isterdiniz.
Robert Gonnella; İyi soru..Şimdiye kadar canlı çaldığımız bütün gruplar ile keyif aldık. Birçoğu çok güzeldi. Gerçekten hangisinin beni en çok etkilediğini söyleyemem.
Beraber çalmayı beğendiğim birçok grup var. Ve tabii ki Kreator. Bu kadar eski dostuz fakat hiç beraber aynı afişte yer almadık. Daha büyük birkaç grubu destekleyici konserlerde çalmak bize iyi gelecektir.
Yeni grupları ve albümleri takip ediyor musunuz? Bizim için bir tavsiyen var mı?
Çin’de yaşadığım süre içerisinde sahneyi takip etmek hiç kolay değildi. Son günlerden en beğendiğim albüm Motörhead’in yeni çalışması. Onlar hala kıç tekmelemeyi biliyor.

Sizin sağlam içkici olduğunuzu biliyoruz. Moda’da yarışmaya ne dersiniz? (Moda, İstanbul Boğazında beraber toplanıp içtiğimiz deniz kıyısında bir semt.)
Ha..Almanya’da yaşayan birçok Türk içki içmiyor bile. Bence eğer bateristimizi gönderirsek yarışmayı kazanacak bir şans elde etmiş olabiliriz. Ayrıca bizim tüccar üstenizden gelir. Hahaha…
Assassin olarak Türkiye’de birkaç konserde çalmak istiyoruz, özellikle İstanbul’da. Birçok metal kafa olduğunu duyduk. Belki burada bunu okuyan bazı organizatörler bizi oraya ulaştırır.
THRASH WITH STYLE!!!
« Röportajlar »